Isırgan otunun genellikle yaygın olan iki türü tedavi amaçlı kullanılır.
Büyük ısırgan otu(Urtica dioica) ve küçük ısırgan otu(Urtica urens). Çok yıllık otsu bir bitkidir. 20-80 cm yükseklikte olur. Koyu yeşil ve tüylü yapraklarının kenarları dişli, sapları uzundur. Deriye değdiklerinde yakıcı etkileri vardır.
Yapraklarında, Flavon, C vitamini, demir, mineral tuzlar, bitki asitleri, beta sitosterin, amine(histamin).
Tohumlarında, müsilaj, proteinler, sabit yağ, carotinoid, clorophyll.
Köklerinde, tanen, sterolen, sterylglucosid, lignan içerir.
Yapraklar, mayıs-temmuz aylarında, saplarından sıyrılarak toplanır.
Tohumlar, temmuz-ağustos aylarında toplanır.
Kökleri, ilkbahar veya sonbaharda sökülür, bol suda fırçalanarak temizlenir. Tüm ısırgan otu organları gölgede kurutulmalıdır.
Yaprak, tohum ve kökün içerdiği etkin maddeler arasında farklılıklar olduğuna göre, kullanım alanlarının da farklı olması doğaldır. Yani, ille de ısırgan yaprağının, tohumundan veya tohumun yapraktan daha etkili olduğunun düşünülmesi pek de doğru değildir. Önemli olan, onları etkili oldukları alanda, gerektiğince kullanabilmektir.
Isırgan Otu yaprak çayının başlıca özellikleri olarak, idrar arttırıcı, ödem çözücü, kan temizleyici, kan yaptırıcı, iltihap giderici, demir eksikliğini giderici ve organizmayı uyarıcı nitelikleri sıralanabilir. Bu temel niteliklerden yola çıkılarak, onun şu hastalıklara karşı başarıyla kullanılabileceğini belirtmek gerekir; Romatizma ve gut, romatizmal eklem deformasyonları, böbrek ve idrar yolları iltihabı, teşhis edilemeyen şiddetli baş ağrıları, prostat büyümesi, mide ve bağırsak ülseri, böbrek ve safrakesesi taşı, güçsüzlük ve bitkinlik halleri, kansızlık ve alyuvarlar eksikliği, demir eksikliği, tüm alerjik rahatsızlıklar (bahar nezlesi dahil), egzama, ergenlik sivilceleri, fistüller.
Bu hastalıklara karşı uygulanacak yaprak çayı tedavisinin, 2-4 hafta süreli kürler halinde uygulanması gerekir. Bu süre içinde, günde 2-4 bardak bitki çayı, tatlandırılmadan, öğün aralarında, sıcakken içilmelidir. Tadı hiç de kötü sayılmaz fakat tadını beğenmeyen kişiler, bir küçük tutam nane veya kekik ekleyerek yeni tatlar oluşturabilirler. Ağır kalp ve böbrek hastalığından kaynaklanan ödemlere karşı kullanılmadan önce doktora danışılmalıdır.
Isırgan kökleri, eğer istenirse her zaman yaprakla karıştırılarak kullanılabilir. Ama öncelikle, prostat büyümesine karşı, uygulanan tıbbi tedaviyi destekleyici olarak çok iyi sonuç verir. Ayrıca, yalnız veya yaprakla birlikte hazırlanan kaynama suyuyla baş yıkandığında, saç dökülmesi durur, saçlar yoğunluk ve parlaklık kazanır, kepeklenme sona erer.
Isırgan Kökü Çayı: 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, 1 bardak suda 5 dakika kadar hafif ısıda kaynatılır, 4-5 dakika kadar demlendirildikten sonra süzülür. Tatlandırılmadan, sıcak içilmelidir.
Isırgan Otu tohumları, öncelikle organizmayı uyarıcı, güçlendirici ve savunma gücünü arttırıcı özelliklere sahip olduğu için, yaşlıları güçlendirici olarak kullanılmalıdır.
Isırgan Otu Tohumunun Çayı: 1 tatlı kaşığı dolusu hafifçe ezilmiş tohum, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Tatlandırılmadan, sıcak içilmelidir.
Yeşil ısırgan otu, sapın dibinden kesilerek, romatizma, gut, eklem deformasyonu, siyatik ve lumbagoya karşı, doğrudan hasta bölgelere sürülerek de kullanılır. Bitkinin yakıcı tüylerinin deriyi tahriş etmesiyle, uzun süreli, rahatlatıcı bir sıcaklık oluşur ve ağrılar diner. Başlangıçta rahatsız edici olan deri yanması bir süre sonra azalır ve daha sonra sona erer.
Egzama ve egzamaya eşlik eden baş ağrıları ısırgan otu çayı ile tedavi edilebilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da kullanılabilir. Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada görülürler. Egzamalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyileştirmek gerekebilir. Isırgan otu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırgan otu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir. İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları, da bitki çayı ile iyileştirilebilirler. Aynı zamanda da dışkılama kolaylıkları sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir.
İlkbaharda ve sonbaharda filizlendiğinde, onunla dört haftalık bir çay kürü yapmak önemlidir. Sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat önce bir bardak ve gün boyunca 1-2 bardak çayı yudumlanarak içilebilir. Bu tür çay kürlerinden sonra kişi kendini anlatılamayacak kadar iyi hissedebilir. Ayrıca bu çayın lezzeti hiç de kötü değildir. Fakat istenirse bir parça papatya veya nane gibi bitki eklenirse aromatik yapısı değiştirilebilir.
Isırgan otu antik çağlardan bu yana tedavi edici bir bitki olarak kullanılmıştır. Yunan bilgin Dioskorides ve Galen ısırgan otunun birçok hastalıktaki iyileştirici etkilerinden ve astım, akciğer ve karaciğer kökenli hastalıkların tedavisinde kullanımından bahsetmişlerdir.
Romalı bilgin Pliny kanamayı kontrol edici özelliklerini rapor etmiştir.
Geleneksel Afrika tıbbında ise burun kanamalarında enfiye şeklinde, aybaşı ve iç kanamaların tedavisinde, yanıklarda kullanılmıştır.Hindistan da rahim ve burun kanamalarda , cilt döküntülerinde, özellikle egzemalarda kullanılmaktadır. Kuzey Amerika yerlileri bu bitkiyi romatizmal hastalıklarda ve doğumda yardımcı olarak kullanmışlardır. Brezilya halk tababetinde ise şeker hastalığında, ishalde, idrar yolu ve solunum hastalıklarında ve kadınlarda görülen anormal kanamalarda faydalanımı yaygındır. Almanya’da birçok rahatsızlık yanı sıra prostat problemlerinde sıkça kullanılır.
Isırgan yaprağı, provitamin A, B, C vitaminlerince ve potasyum tuzlarınca zengindir. Asetil kolin, mineraller, salisilik asit ve organik asitler içerir. Yakıcı tüğlerinde ise karınca asiti (formik asit), asetik asit, histamin ve birtakım enzimler bulunur. Tüğlerindeki bu sıvı yılan zehiri analoğudur. Isırganın deride oluşturduğu yakıcı etkiden tüylerde bulunan histamin ve asetil kolin sorumludur. Histamin vücudumuzun alerjik bir şeyle temas ettiğinde salgıladığı bir maddedir.
İçeriğindeki demir,klorofil ve vitaminler nedeniyle kansızlığa karşı etkilidir.,
İçerdiği düşük doz yılan zehiri analoğu bağışıklık sistemini kamçılar.
Akut ve kronik eklem romatizmalarında etkilidir. Yapılan bir takım klinik çalışmalar ağrı ve eklem sertliklerini giderdiğini ve klasik ağrı ve yangı giderici ilaçların etkisini arttırdığını kanıtlamaktadırlar. İdrar yolu iltihaplarında ve mesane taşlarının düşürülmesinde kullanılır, idrar asitliğini dengeleyici özelliği mevcuttur. Çok iyi bir kan temizleyicidir. İdrar söktürücü özelliğinden dolayı vücutta ödeme sebep olan tüm rahatsızlıklarda yardımcıdır. Tansiyon yüksekliklerinde de faydalıdır.
Gut hastalığında ve siyatikte faydalıdır. Siyatikte içilerek değil dışardan uygulanımı gerekir.
Kanamaları durdurmaya yardım eder.
Ayhali düzensizliklerinde yıllardır kullanılır.
Mide,barsak, dalak, karaciğer ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar.
Kan şekerini düşürür.
Egzemalarda ve birçok cilt hastalığında fayda sağlar.
Taze yapraklarının yenmesi zayıflamaya yardımcıdır. İdrar söktürücü etkisi de yine
zayıflamaya yardım eder.
Isırgan çayı kronik yorgunluğada faydalıdır.
Yarı yarıya ıspanak ile birlikte pişirilirse mide barsak gazları nedeniyle oluşan ağrılara iyi gelir bu şekilde çocuklara da verilebilir. Taze yapraklarının tahriş edici ve yakıcı etkisi yapraklar haşlandığında tamamen kaybolur ve çok besleyici bir yiyecek haline gelir. Bilinen bir yan etkisi yoktur.
Cilt bakımı ve deri temizliğinde de kullanılır. Doku sıkılaştırıcı etkisi vardır.
Yeşil kısımlarından elde edilecek özsuyu ile gargara yapılırsa ağız ve dişeti iltihaplarına iyi gelir.
Taze bitki romatizma ağrılarının olduğu bölgeye sürülürse o bölgeye olan kan akışı artar ve rahatlama sağlar, bu etkisi yüzyıllardır bilinir ve yaygın olarak uygulanır.
Etkili bir saç güçlendiricisidir. Köklerinin kaynatılması sonucu elde edilen sıvı yıkama olarak kullanılırsa saçları ve saç derisini canlandırır saç kepeklenmesine ve yağlanmasına, saç dökülmesine iyi gelir.
Isırgan tohumu ise Dioscorides döneminden beri tedavide kullanılan bir bitkisel drogdur. Romatizma ağrılarını giderici, idrar ve adet söktürücü, ateş düşürücü etkisi vardır. Barsak parazitlerini düşürür. Eski yazarlar cinsel gücü artırıcı etkisinden sıkça bahsederler. Bu etki için ısırgan tohumu havanda dövülür, bal ile karıştırılarak macun yapılır ve günde 2-3 çay kaşığı alınır. BİR GÜNDE ALINAN ISIRGAN TOHUMU MİKTARI 8-10 grI GEÇMEMELİDİR.
Halk arasında kansere karşı yaygın olarak kullanılır. Bağışıklık sistemini kamçılayıcı etkisiyle kanser tedavisine yardımcı olduğu düşünülür.
Sağlık sorunu olmayanlar ısırgan çayını günde 2-3 fincan içebilir. Ancak bazı kişilerde ısırgan çayının mide rahatsızlığı yaptığı unutulmamalı. Devamlı çayın içilmesi doğru değildir. 20′şer günlük kürler halinde kullanılmalı. 10 gün ara verilmeli.
Isırganın çayı demlenerek hazırlanmalı. Kaynar su bitkinin üzerine dökülüp 10 dakika bekletildikten sonra suyu içilmeli. İçindeki maddelerde bozulma olabileceği için taze şekilde tüketilmeli.