Yılan Yağı Nedir? – Yılan Yağı Ne İşe Yarar?

Yılan Yağı Nedir? – Yılan Yağı Ne İşe Yarar?

Yılan Yağı Nedir? – Yılan Yağı Ne İşe Yarar?

Yılan Yağı Kelliği Tedavi Eder

Yılan Yağı Kelliği Tedavi Eder

Kellik ve saç dökülmesi artık sorun olmaktan çıktı. Yani kelliğin ilacı bulundu diyebiliriz. Her geçen gün doğal ilaçlarla tedavi yöntemleri gelişiyor ve bir çok soruna da çözüm buluyor. Saç dökülmesi kadın veya erkek herkesin problemi. Saç dökülmeleri ırsi olduğu kadar kansızlıktan strese pek çok sebeple meydana gelebilir. Bu konularda insanlar modern tıpta çare bulamıyorlar ise alternatif tıpla doğal çözümlere yöneliyorlar.

Yılan Yağı

Güney Asya’ da yetişen bir tür yılandan elde edilen yağ insanların saçlarını kurtarmaya başladı. Bu yılanın yağı aynı balık yağı üretimi tarzında elde edilen bir yağdır.

Yılan yağı saç dökülmelerine ve zayıf saçlara birebir doğal bakım ürünü. Yılan yağı güçsüz ve zayıf olan saçları güçlendirerek daha hızlı uzamasını sağlıyor. İrsi olmayan saç dökülmelerinde saçların yeniden çıktığı, ırsi saç dökülmelerinde ise saçsız bölgede önce tüylenme meydana getirdiği ve ardından da zamanla saç çıkardığı belirtiliyor. Hali hazırda mevcut olan saçların da dökülmesini engelliyor.

Tavsiye Edilen Kullanım Şekli

Yılan yağı haftada en az üç gün uygulanmalı. İyi sonuç almak için aralıksız olarak 1 aylık kür uygulanması gerekiyor. Saç çıkmasını istediğiniz bölgeye parmak uçlarıyla masaj yapmak suretiyle 5-10 dakika friksiyon yapılmalı. Yapılan masajdan sonra yılan yağını saçınızda 3 saat bekletin ve saçlarınızı şampuanla yıkayın.

21 Aralık 2008
Okunma
bosluk

Kudret Narı

Kudret Narı

Kudret Narının Faydaları

Kudret Narı : Papara, Acayip elma, Momordica charantina, Balsam apple, Momordica

Kudret Narı

Kudret Narı

Kabakgiller familyasından; tırmanıcı, ince gövdeli, bir yıllık bir bitkidir. Yaprakları saplı ve el gibi parçalıdır. Meyvesi olgunlaşınca, birbirinden ayrılır.Meyveleri 8-15 cm uzunluğunda, 4-10 cm eninde üzeri çıkıntılı ve uclara doğru sivricedir. Önce yeşil olan meyve, sonra olgunlaştıkca yavaş yavaş sarı ve nihayet altın sarısına dönüşür ve içinde 20-30 adet koyu kırmızı renkte fasulyeye benzer tohumları vardır. Ev ilaçlarında, zeytinyağı ile karıştırılarak kullanılır.

Yetiştirildiği Yerler : Vatanının doğu Hindistan olduğu tahmin edilen kudretnarı Afrika ve Asyanın tropik bölgeleri ile Türkiye ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerindede yetiştirilmektedir. Türkiyenin genelikle Yalova ve Bursa civarında yetiştirilmektedir.

Toplanması ve Saklanması : Sonbaharda toplanan meyveleri taze olarak yendiği gibi tohumlarından kudretnarı yağı veya macunu yapılabilir.

Faydaları

Kolit – Ülser – 12 parmak – Gastrit, Asit fazlası gibi mide-barsak sistemine bağlı tüm hastalıkları kalıcı ve kesin tedavi eder.

Karaciğeri destekler.

Egzama ve sedefe fayda verir.

Yara ve iltihapları giderir.

Barsak tembelliğini giderir.

Hücre yeniler.
Rahim yaralarına fayda verir,
Yanık ve yaralara lapası vurulur.
Aynı zamanda yüksek oranda E vitamini ve kaliteli protein içerir.

Kullanım Şekli :

Kurdet Narı Meyvesi - Tohumları

Kurdet Narı Meyvesi - Tohumları

1.) Taze meyve için : Kudret narı, olgunları balla karıştırılarak tüketilebiliyor. Olgunlaşarak kavuniçi rengi alan meyve, tabakta eziliyor, bir miktar balla karıştırılıp, sabahları aç karnına 1 çorba kaşığı yeniliyor. Üzerine hiçbir şey kullanılmıyor.

2.) Tazesinin olmadığı zaman : Önce çekirdekleri temizlenen kudret narı, küçük küçük doğrandıktan sonra bir kiloluk bala karıştırılıyor. Ağzı kapalı şekilde bir ay kadar bekletilen karışım, hafif sulanabilir. Bozuldu sanmayın. Şeker hastalarının bu karışımı almalarının sakıncalı olabileceğini, bu nedenle zeytinyağı ile kullanımın daha uygundur : Zeytinyağı, meyvenin içindeki etmenleri daha kolay emiyor.

Halis zeytinyağı içinde 6 ay bekletilen kudret narı ise her sabah bir çorba kaşığı tabağa konularak, 1 çorba kaşığı süzme balla karıştırılarak aç karna yeniliyor. Olgun meyveler bir kavanozun içerisine zeytinyağı ile konuyor. Ağzı kapatılan kavanoz bir ay bekletiliyor. Daha sonra aç karnına yemeklerden önce alınması öneriliyor. Hastanın rahatsızlığının şiddetine göre günde üç öğünden önce aç karnına bir kaşık alınabilir.

Hariçten Kullanımlar İçin

Yanıklar, kesikler ve yaralar için kullanılıyor.

Kadınların vajina yaraları için de kullandığı zeytinyağında bekletilmiş kudret narı, açık yaralar için ise en çabuk iyileştirici olarak biliniyor.

Egzama, yara gibi cilt hastalıklarında da iyileştirici özelliğe sahip.

Uzun yıllardır, eski insanların şifa için kullandıkları kudret narı, günümüzde genç nesil tarafından pek tanınmıyor.
Bursa’da tarihi belediye binası altındaki Çiçekçiler Çarşısı‘nda senelerdir kudret narı satışı yapan Osman Demirci, kudret narının taze olarak ve yağda bekletilerek nasıl tüketileceğini broşür ile vatandaşlara öğretiyor. Kudret Narı‘nın faydaları şöyle biliniyor:

Mide ülseri, bağırsak iltihabı, kabızlık ve gastrit için 40 gün süre ile tüketilmesi gerekiyor. İki şekilde tüketiliyor. Eylül ayında taze olarak çıkan kudret narı, olgunları balla karıştırılarak tüketilebiliyor.

Olgunlaşarak kavuniçi rengi alan meyve, tabakta eziliyor, bir miktar balla karıştırılıp, sabahları aç karnına 1 çorba kaşığı yeniliyor. Üzerine hiçbir şey kullanılmıyor.

En az 41 gün kullanılması tavsiye ediliyor. Taze meyve bulunmayan mevsimde ise, halis zeytinyağı içinde 6 ay bekletilen kudret narı ise her sabah bir çorba kaşığı tabağa konularak, 1 çorba kaşığı süzme balla karıştırılarak aç karna yeniliyor.

Bu şekilde de 41 gün devam edilerek kabızlık, mide hastalıkları, iştahsızlık tedavi ediliyor. Hariçten ise yanıklar, kesikler ve yaralar için kullanılıyor.

Kadınların vajina yaraları için de kullandığı zeytinyağında bekletilmiş kudret narı, açık yaralar için ise en çabuk iyileştirici olarak biliniyor.

21 Aralık 2008
Okunma
bosluk

Safran’ ın Faydaları Nelerdir? Safran Nerelerde Kullanılır?

Safran’ ın Faydaları Nelerdir? Safran Nerelerde Kullanılır?

Safran’ ın Faydaları Nelerdir? Safran Nerelerde Kullanılır?

Safran’ın Genel Özellikleri

Safran Bitkisi - Safran Çiçeği

Safran Bitkisi - Safran Çiçeği

Çiçekleri mor renklidir.
Tepeciklerinden elde edilen toz; renk, tat ve koku verici olarak kullanılır.
Süsengiller familyasından; yurdumuzda da yetiştirilen, 10-15 cm boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir.
Etli, yuvarlak, kaidesi yassı, 4 cm kadar çapında, üstü esmer renkli ve zarımsı pullarla kaplı, alt tarafında da kök parçaları bulunan bir soğanı vardır.
Yaprakları uzun ve koyu yeşildir.
Sonbahar mevsiminde yapraklardan önce açar.
Meyvesi kapsül şeklindedir ve sonbahar aylarında meydana gelir.
İçeriğinde; şekerler, organik asitler, krosin ve uçucu yağ vardır.

Safran’ ın Faydaları Nelerdir?

Safran acı tadıyla iştah açıcıdır. Sinirleri uyarıcı etkisi ile vücuda dinçlik ve kuvvet verir. Sinir zayıflığını giderir. Kokusu yatıştırıcı ve rahatlatıcıdır. Ateşi düşürür ve öksürüğü keser. Bu özelliği ile özellikle astım ve bronşitte faydalıdır. Safranın karaciğer hastalıklarında da faydalıdır.Ciltteki kaşıntıları ve sivilceleri giderir. Rahim kaslarını uyararak adet söktürücü etki gösteren safran, bu özelliği ile düşüğe de sebep olabileceği için hamileler tarafından kullanılmamalıdır. Adet sancılarını azaltmakta da etkilidir. Diş etlerini kuvvetlendirir ve dişeti ağrılarını azaltır. Uyarıcı etkisi ile cinsel isteği de arttırır.
İlaç, boya maddesi ve baharat olarak kullanılır. Çok güçlü bir koku ve renk vericidir. Fazla miktarda kullanılmamalıdır. DİKKAT !!! Hamileler hiç kullanmamalıdır.
ÇIBAN İÇİN : Yumurta sarısı ile karıştırılıp çıbanlara konursa faydası görülür. Bal ile macun yapılırsa kumları dökmeye yardımcı olur.

21 Aralık 2008
Okunma
bosluk

Isırgan Otu – Urtica Dioica

Isırgan Otu – Urtica Dioica

Isırgan Otu – Urtica Dioica

Isırgan Otu Bitkisi

Isırgan Otu Bitkisi

Isırgan otunun genellikle yaygın olan iki türü tedavi amaçlı kullanılır.

Büyük ısırgan otu(Urtica dioica) ve küçük ısırgan otu(Urtica urens). Çok yıllık otsu bir bitkidir. 20-80 cm yükseklikte olur. Koyu yeşil ve tüylü yapraklarının kenarları dişli, sapları uzundur. Deriye değdiklerinde yakıcı etkileri vardır.

Yapraklarında, Flavon, C vitamini, demir, mineral tuzlar, bitki asitleri, beta sitosterin, amine(histamin).

Tohumlarında, müsilaj, proteinler, sabit yağ, carotinoid, clorophyll.

Köklerinde, tanen, sterolen, sterylglucosid, lignan içerir.

Isırgan Otu Nasıl Toplanır?

Yapraklar, mayıs-temmuz aylarında, saplarından sıyrılarak toplanır.

Tohumlar, temmuz-ağustos aylarında toplanır.

Kökleri, ilkbahar veya sonbaharda sökülür, bol suda fırçalanarak temizlenir. Tüm ısırgan otu organları gölgede kurutulmalıdır.

Yaprak, tohum ve kökün içerdiği etkin maddeler arasında farklılıklar olduğuna göre, kullanım alanlarının da farklı olması doğaldır. Yani, ille de ısırgan yaprağının, tohumundan veya tohumun yapraktan daha etkili olduğunun düşünülmesi pek de doğru değildir. Önemli olan, onları etkili oldukları alanda, gerektiğince kullanabilmektir.

Isırgan Otunun Yapraklarının Faydaları Nelerdir? Nasıl Kullanılır?

Isırgan Otu yaprak çayının başlıca özellikleri olarak, idrar arttırıcı, ödem çözücü, kan temizleyici, kan yaptırıcı, iltihap giderici, demir eksikliğini giderici ve organizmayı uyarıcı nitelikleri sıralanabilir. Bu temel niteliklerden yola çıkılarak, onun şu hastalıklara karşı başarıyla kullanılabileceğini belirtmek gerekir; Romatizma ve gut, romatizmal eklem deformasyonları, böbrek ve idrar yolları iltihabı, teşhis edilemeyen şiddetli baş ağrıları, prostat büyümesi, mide ve bağırsak ülseri, böbrek ve safrakesesi taşı, güçsüzlük ve bitkinlik halleri, kansızlık ve alyuvarlar eksikliği, demir eksikliği, tüm alerjik rahatsızlıklar (bahar nezlesi dahil), egzama, ergenlik sivilceleri, fistüller.
Bu hastalıklara karşı uygulanacak yaprak çayı tedavisinin, 2-4 hafta süreli kürler halinde uygulanması gerekir. Bu süre içinde, günde 2-4 bardak bitki çayı, tatlandırılmadan, öğün aralarında, sıcakken içilmelidir. Tadı hiç de kötü sayılmaz fakat tadını beğenmeyen kişiler, bir küçük tutam nane veya kekik ekleyerek yeni tatlar oluşturabilirler. Ağır kalp ve böbrek hastalığından kaynaklanan ödemlere karşı kullanılmadan önce doktora danışılmalıdır.

Isırgan Otunun Köklerinin Faydaları Nelerdir? Nasıl Kullanılır?

Isırgan Otunun Tohumlar

Isırgan Otunun Tohumlar

Isırgan kökleri, eğer istenirse her zaman yaprakla karıştırılarak kullanılabilir. Ama öncelikle, prostat büyümesine karşı, uygulanan tıbbi tedaviyi destekleyici olarak çok iyi sonuç verir. Ayrıca, yalnız veya yaprakla birlikte hazırlanan kaynama suyuyla baş yıkandığında, saç dökülmesi durur, saçlar yoğunluk ve parlaklık kazanır, kepeklenme sona erer.

Isırgan Kökü Çayı: 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, 1 bardak suda 5 dakika kadar hafif ısıda kaynatılır, 4-5 dakika kadar demlendirildikten sonra süzülür. Tatlandırılmadan, sıcak içilmelidir.

Isırgan Otunun Tohumlarının Faydaları Nelerdir? Nasıl Kullanılır?

Isırgan Otu tohumları, öncelikle organizmayı uyarıcı, güçlendirici ve savunma gücünü arttırıcı özelliklere sahip olduğu için, yaşlıları güçlendirici olarak kullanılmalıdır.

Isırgan Otu Tohumunun Çayı: 1 tatlı kaşığı dolusu hafifçe ezilmiş tohum, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Tatlandırılmadan, sıcak içilmelidir.

Isırgan Otu Taze Olarak (Yeşil Olarak) Nasıl Kullanılır?

Yeşil ısırgan otu, sapın dibinden kesilerek, romatizma, gut, eklem deformasyonu, siyatik ve lumbagoya karşı, doğrudan hasta bölgelere sürülerek de kullanılır. Bitkinin yakıcı tüylerinin deriyi tahriş etmesiyle, uzun süreli, rahatlatıcı bir sıcaklık oluşur ve ağrılar diner. Başlangıçta rahatsız edici olan deri yanması bir süre sonra azalır ve daha sonra sona erer.

Egzama ve egzamaya eşlik eden baş ağrıları ısırgan otu çayı ile tedavi edilebilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da kullanılabilir. Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada görülürler. Egzamalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyileştirmek gerekebilir. Isırgan otu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırgan otu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir. İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları, da bitki çayı ile iyileştirilebilirler. Aynı zamanda da dışkılama kolaylıkları sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir.

İlkbaharda ve sonbaharda filizlendiğinde, onunla dört haftalık bir çay kürü yapmak önemlidir. Sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat önce bir bardak ve gün boyunca 1-2 bardak çayı yudumlanarak içilebilir. Bu tür çay kürlerinden sonra kişi kendini anlatılamayacak kadar iyi hissedebilir. Ayrıca bu çayın lezzeti hiç de kötü değildir. Fakat istenirse bir parça papatya veya nane gibi bitki eklenirse aromatik yapısı değiştirilebilir.

Isırgan otu antik çağlardan bu yana tedavi edici bir bitki olarak kullanılmıştır. Yunan bilgin Dioskorides ve Galen ısırgan otunun birçok hastalıktaki iyileştirici etkilerinden ve astım, akciğer ve karaciğer kökenli hastalıkların tedavisinde kullanımından bahsetmişlerdir.

Romalı bilgin Pliny kanamayı kontrol edici özelliklerini rapor etmiştir.
Geleneksel Afrika tıbbında ise burun kanamalarında enfiye şeklinde, aybaşı ve iç kanamaların tedavisinde, yanıklarda kullanılmıştır.Hindistan da rahim ve burun kanamalarda , cilt döküntülerinde, özellikle egzemalarda kullanılmaktadır. Kuzey Amerika yerlileri bu bitkiyi romatizmal hastalıklarda ve doğumda yardımcı olarak kullanmışlardır. Brezilya halk tababetinde ise şeker hastalığında, ishalde, idrar yolu ve solunum hastalıklarında ve kadınlarda görülen anormal kanamalarda faydalanımı yaygındır. Almanya’da birçok rahatsızlık yanı sıra prostat problemlerinde sıkça kullanılır.

Isırgan yaprağı, provitamin A, B, C vitaminlerince ve potasyum tuzlarınca zengindir. Asetil kolin, mineraller, salisilik asit ve organik asitler içerir. Yakıcı tüğlerinde ise karınca asiti (formik asit), asetik asit, histamin ve birtakım enzimler bulunur. Tüğlerindeki bu sıvı yılan zehiri analoğudur. Isırganın deride oluşturduğu yakıcı etkiden tüylerde bulunan histamin ve asetil kolin sorumludur. Histamin vücudumuzun alerjik bir şeyle temas ettiğinde salgıladığı bir maddedir.

İçeriğindeki demir,klorofil ve vitaminler nedeniyle kansızlığa karşı etkilidir.,
İçerdiği düşük doz yılan zehiri analoğu bağışıklık sistemini kamçılar.
Akut ve kronik eklem romatizmalarında etkilidir. Yapılan bir takım klinik çalışmalar ağrı ve eklem sertliklerini giderdiğini ve klasik ağrı ve yangı giderici ilaçların etkisini arttırdığını kanıtlamaktadırlar. İdrar yolu iltihaplarında ve mesane taşlarının düşürülmesinde kullanılır, idrar asitliğini dengeleyici özelliği mevcuttur. Çok iyi bir kan temizleyicidir. İdrar söktürücü özelliğinden dolayı vücutta ödeme sebep olan tüm rahatsızlıklarda yardımcıdır. Tansiyon yüksekliklerinde de faydalıdır.

Gut hastalığında ve siyatikte faydalıdır. Siyatikte içilerek değil dışardan uygulanımı gerekir.

Kanamaları durdurmaya yardım eder.

Ayhali düzensizliklerinde yıllardır kullanılır.

Mide,barsak, dalak, karaciğer ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar.

Kan şekerini düşürür.

Egzemalarda ve birçok cilt hastalığında fayda sağlar.

Taze yapraklarının yenmesi zayıflamaya yardımcıdır. İdrar söktürücü etkisi de yine
zayıflamaya yardım eder.

Isırgan çayı kronik yorgunluğada faydalıdır.

Yarı yarıya ıspanak ile birlikte pişirilirse mide barsak gazları nedeniyle oluşan ağrılara iyi gelir bu şekilde çocuklara da verilebilir. Taze yapraklarının tahriş edici ve yakıcı etkisi yapraklar haşlandığında tamamen kaybolur ve çok besleyici bir yiyecek haline gelir. Bilinen bir yan etkisi yoktur.

Cilt bakımı ve deri temizliğinde de kullanılır. Doku sıkılaştırıcı etkisi vardır.
Yeşil kısımlarından elde edilecek özsuyu ile gargara yapılırsa ağız ve dişeti iltihaplarına iyi gelir.

Taze bitki romatizma ağrılarının olduğu bölgeye sürülürse o bölgeye olan kan akışı artar ve rahatlama sağlar, bu etkisi yüzyıllardır bilinir ve yaygın olarak uygulanır.

Etkili bir saç güçlendiricisidir. Köklerinin kaynatılması sonucu elde edilen sıvı yıkama olarak kullanılırsa saçları ve saç derisini canlandırır saç kepeklenmesine ve yağlanmasına, saç dökülmesine iyi gelir.

Isırgan tohumu ise Dioscorides döneminden beri tedavide kullanılan bir bitkisel drogdur. Romatizma ağrılarını giderici, idrar ve adet söktürücü, ateş düşürücü etkisi vardır. Barsak parazitlerini düşürür. Eski yazarlar cinsel gücü artırıcı etkisinden sıkça bahsederler. Bu etki için ısırgan tohumu havanda dövülür, bal ile karıştırılarak macun yapılır ve günde 2-3 çay kaşığı alınır. BİR GÜNDE ALINAN ISIRGAN TOHUMU MİKTARI 8-10 grI GEÇMEMELİDİR.

Halk arasında kansere karşı yaygın olarak kullanılır. Bağışıklık sistemini kamçılayıcı etkisiyle kanser tedavisine yardımcı olduğu düşünülür.

Sağlık sorunu olmayanlar ısırgan çayını günde 2-3 fincan içebilir. Ancak bazı kişilerde ısırgan çayının mide rahatsızlığı yaptığı unutulmamalı. Devamlı çayın içilmesi doğru değildir. 20′şer günlük kürler halinde kullanılmalı. 10 gün ara verilmeli.

Isırganın çayı demlenerek hazırlanmalı. Kaynar su bitkinin üzerine dökülüp 10 dakika bekletildikten sonra suyu içilmeli. İçindeki maddelerde bozulma olabileceği için taze şekilde tüketilmeli.

Isırgan Otu

Isırgan Otu

21 Aralık 2008
Okunma
bosluk

Keten Tohumu Yağı

Keten Tohumu Yağı

Keten Tohumu Yağı

Keten Tohumu

Keten Tohumu

Keten tohumu yağı yüksek oranda çoklu doymamış yağ asitleri, düşük oranda doymuş yağ asitleri, bol miktarda potasyum ve eser miktarda da magnezyum, demir, bakır, çinko ve çeşitli vitaminler içerir.

Özellikle Omega-3 yağ asitleri olmak üzere, Omega yağ asitlerince zengin bir besindir. İçerisinde %50 oranında bulunan omega-3 yağ asidi sayesinde kalp rahatsızlıklarında olumlu etki göstermektedir. Omega-3 yağ asidi, tüketimi koroner kalp rahatsızlıklarından ölüm riskini azaltmaktadır. Kalp krizine veya tromboza neden olan damarlardaki pıhtılaşmayı önlemeye yardımcı olabilir.

20 Aralık 2008
Okunma
bosluk

Keten Tohumu

Keten Tohumu
Keten Tohumu

Keten Tohumu

Keten Tohumu

Mucizevi keten tohumları omega 3 ve omega 6 yağ asitlerinin iyi bir kaynağı olmakla birlikte az ölçüde magnezyum, demir, bakır, çinko ve çeşitli vitaminler içerirler. Keten tohumu keten adı verilen ve kireçli toprakları seven otsu bir bitkinin tohumlarıdır. Yüksek oranda çözünür ve çözünmez lif içerir, göğüs, kolon, prostat kanserine karşı koruyucu olan lignanların kaynağıdır.Keten tohumu günde bir yemek kaşığı tüketilir. Hamile, emziren kadınlar ve küçük çocukların ise kullanmamaması önerilir. Yeterli miktarda balık tüketmeyenler omega 3 yağ ihtiyaçlarını karşılamak için keten tohumu kullanırlar. Keten tohumu ekmekte de kullanıabilir, ve diğer hamur işlerine keten tohumu eklenebilir. Bitkisel tedavi ya da diyet / zayıflama amaçlı kullanacaksanız lütfen önce doktorunuza başvurunuz.

Keten Bitkisi - Keten Tarlası

Keten Bitkisi - Keten Tarlası

Keten Tohumu

Keten Tohumu

19 Aralık 2008
Okunma
bosluk

Üzüm Çekirdeği Yağının Bilinen Faydaları

Üzüm Çekirdeği Yağının Bilinen Faydaları

Üzüm Çekirdeği Yağının Bilinen Faydaları

Doğanın Bizlere Hediyesi Üzüm Çekirdeği Yağı Mucizesi

Üzüm Çeşitleri - Üzüm Çekirdeği Yağı

Üzüm Çeşitleri - Üzüm Çekirdeği Yağı

Üzüm Çekirdeği Avrupa’da ilaç niyetine satılıyor. Mucizevî çekirdek ödemden, nezleye kadar bir çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Üzümün çok faydalı olduğu bilinir. Özelliklede zihin açıcı yönü ile sınavlardan önce kuru üzüm tavsiye edilir. Ama birçoğumuz üzümü yerken çekirdeğinden muzdarip oluruz. Onu tüketmez, atarız. Hatta marketlerde en çok çekirdeksiz üzümler rağbet görür. Halbuki üzümün çekirdeği bugün birçok Avrupa ülkesinde ilaç niyetine, tabletler halinde satılıyor. Yavaş yavaş Türkiye’de de yaygınlaşmaya başlayan üzüm çekirdeği, yakında bütün eczanelerdeki yerini alacak gibi. Bu çekirdeğin en önemli faydası kan damarı onarıcısı olması. Kan damarları insan için hayati önem taşıyor. Başınızdan ayak uçlarınıza kadar her doku kanla beslenir. İncecik kılcal damarlardan, geniş atardamarlara kadar, karmaşık kan damarları ağı sizin yaşam hattımızdır. Eğer kan damarları yaşlanır, hastalanır, zayıflar, incelir ve kan sızdırırsa, sağlığınız tehlikede demektir. Eğer oksijeni taşıyan kan düzgün bir biçimde akmıyorsa kalp kasınız hasar görebilir. İşte üzüm çekirdeği, zayıflamış kan damarlarını güçlendirip normal sağlıklarına döndürebilen, dolaşım bozukluklarının düzeltebilen ve önleyebilen bir yapıya sahip. Özelliği ise tamamen doğal olması. Çekirdek, damar hastalıklarını tedavi ediyor. Zayıflamış kan damarlarının yapısını güçlendiriyor.

Ayrıca üzüm çekirdeği bilinen en güçlü antioksidan. Yapılan bazı testlerde, E vitamininden 50 kat daha güçlü olduğu ortaya çıkmış. İlk Fransa’da keşfedildi Üzüm çekirdeği 40 yıldır Avrupa’da, özellikle üzüm bağlarının çokluğu ile bilinen Fransa’da etkili bir biçimde kullanılıyor.

Üzüm çekirdeği 1947 yılında Bordeaux Üniversitesi’nden emekli tıp profesörü, Fransız Kimyacı Jack Masquelier tarafından keşfedilmiş.

Çekirdek ilk olarak hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakültenin dekanının eşine, dekan tarafından verilmiş.

Masquelier o günü şöyle anlatıyor;

“Kadın, şişmiş bacakları ile o kadar yorgun görünüyordu ki, güçlükle yürüyebiliyordu. Yüzünden, çektiği acıları okumak mümkündü.
Ne yapabilirim de bu kadının acılarını dindirebilirim diye düşündüm.
Sonra dekanın eşine çekirdek verdiğini gördüm.
Dekanın eşi 48 saat içinde iyileşti. O halde, ben üzüm çekirdeğinde özel bir şeyler olabileceğini düşündüm.

“1950′de üzüm çekirdeği Resivit olarak bilinen ve Fransa’da satılan ilk damar koruyucu ilaç olmuş.

Doktor Masquelier ve meslektaşları, üzüm çekirdeğinin varis üzerindeki etkisini doğrulayan dokuz deney yapmışlar. Bununla birlikte çekirdek, göz kamaşması, gece körlüğü, maküler dejenerasyon gibi göz sorunlarının, arterit, saman nezlesi, alerji ve burun kanamalarını tedavisinde de kullanılmış.

“Eğer düzenli olarak üzüm çekirdeği alırsanız, damar duvarlarınız güçlenecektir.” diyor Dr. Masquelier. Diş eti kanayanlar kullanmalı. Peki üzüm çekirdeğine ihtiyacınız olup olmadığını nasıl öğreneceksiniz? Doktor Masquelier’in konu ile ilgili görüşleri şu şekilde:

“Sabahleyin dişlerinizi fırçalarsınız ve diş etlerinizin kanadığını görürsünüz. Ya da göz korneasında bir kan lekesi fark edersiniz. Veya geceleri kendinizi yorgun hissedersiniz, baldırlarınız şişer, ödem olduğunu fark edersiniz. Bu durumda damar zayıflığından muzdaripsinizdir ve üzüm çekirdeği tüm bu patolojik mekanizmalarla mücadele eder.

“1995 yılında İtalya’da yapılan bir araştırmada 150 miligramlık üzüm çekirdeğinin ağrıyı, yanma karıncalanma hissini ve atardamarların şişme derecesini azaltmada, yaygın olarak kullanılan bir eczacılık ilacından daha hızlı ve üzün sureli etkili olduğu bulunmuş. 1985 yılında da Fransa’da 92 hasta üzerinde yapılan kur kontrollü deney, 28 gün boyunca 300 miligram üzüm çekirdeği almanın, ağrıyı, karıncalanma geceleyin giren bacak kramplarını ve şişkinliği yüzde 50′den daha fazla azalttığını göstermiş. Üzüm çekirdeğini diğer bir faydası ise gözlere… Gece görüşünde önemli olan parlak ısıların neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye yardımcı oluyor.

Yine Fransa’da 100 denek üzerinde yapılan iki ayrı araştırmada 5 hafta boyunca günde 200 miligram üzüm çekirdeği almanın parlak ısılara maruz kaldıktan sonra görme keskinliğine yeniden kavuşma durumunu artırdığı ortaya çıkmış. Ayrıca testlerde üzüm çekirdeği ürünün bir bilgisayar ekrani karşısında çalışmanın neden olduğu göz gerilimini geçirdiği ve miyop kişilerde retinanın işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüş.

Üzüm çekirdeğinin tansiyonu ve onun sonuçlarını düzenlemeye yardımcı olabileceği de belirtiliyor. Araştırmaların gösterdiğine göre, yüksek tansiyonlu insanlar genellikle çok geçirgen olan, zayıf kılcal damarlara sahipler. Bu da onların kılcal damar kanaması geçirme ve göz retinasındaki kan damarlarının yırtılma olasılıklarını artırıyor. Dr. Miklos Gabor’un yaptığı araştırmada üzüm çekirdeği yüksek tansiyonlu deneklerde kılcal damarları güçlendirmiş.

Anti-Aging etkisi Üzüm çekirdeği damarları yenilediği için ayrıca anti-aging etkisine sahip. Yenilenen damarlar yaşlılığı geciktiriyor. Böylelikle cildinizdeki yaşlanma belirtileri azalıyor. Uluslararası sertifikalı Organik Üzüm Çekirdeği Ekstraktinin içerdiği Proantosiyanidin, bilinen en güçlü etkisi antioksidant. Üzüm çekirdeğinin antioksidant etkisi vitamin E’den 50, vitamin C’den 20 kat daha fazla.

Antioksidantlar, vucudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan sigara, alkol, kirli hava v.s . ile alınan zararlı maddeleri etkisiz hale getiriyor.

Uzmanlara göre vücudun antioksidant üretimi 25 yaşından sonra yavaşlamaktadır. Bu yavaşlamanın yol açtığı deformasyonları yok etmek için bilinen en kuvvetli antioksidant ise organik üzüm çekirdeği ekstraktıdı olduğu belirtiliyor.

Çekirdek, bağ dokularını güçlendirerek cilt sarkmasına engel oluyor. Cildin elastik, yumuşak ve düzgün olmasını sağlıyor. Üzüm çekirdeğinde tavsiye edilen miktar günde 150 ile 300 miligram.

Damar sağlığını korumak için gerekli doz ise günde 5-10 gram. Üzüm çekirdeğinin insanlar üzerinde her hangi bir yan etkisi görülmemiş.

Prof. Peter Rohdewald tarafından laboratuar fareleri, Hint domuzları ve köpekler üzerinde yapılan araştırmada doğal çekirdeğin, toksik, mutajenik, karsinojenik olmadığı tespit edilmiş.

Kimler kullanmalı?
* Kan damarlarının yardıma ihtiyaç duyduğunu düşünenler.
* Cildindeki kırışıklıklar günden güne fazlalaşanlar
* Cildi cansız ve solgun görünenler
* Cinsel yaşantısında kendini yetersiz hissedenler
* Kalple ilgili sorunları olanlar
* Ani kalp krizi riski olanlar
* Görme gücünde yaşlanmaya bağlı bozulma olanlar
* Şişlikler ve ödem alerjilerinde
* Yüksek tansiyonda
* Kolayca kanama ve morarma eğilimi olanlar
* Daha önce kanamaya bağlı felç geçirenler
* Şeker hastalığı olanlar
* Varis ve hemoroit gibi soruları olanlar

Sunu belirtmek gerekiyor ki; yukarıda bahsettiğimiz faydaların birçoğu çekirdeğin damarları onarıcı özelliğinden kaynaklanıyor.

Çünkü damarlar, insan bedenini ayakta tutan ana mekanizmalar. Onların bozukluğu insan bünyesinde birçok hastalığa neden oluyor.

Damarları onaran çekirdek, böylelikle diğer hastalıkların iyileşmesinde de önemli bir etkiye sahip oluyor.

Dünya bir ayna gibidir; siz onu gülümseyerek karşılarsanız, o da size gülümser.

17 Aralık 2008
Okunma
bosluk

Nar Ağacı – Nar

Nar Ağacı – Nar

NAR AĞACI – NAR

Nar Ağacı

Nar Ağacı

Akdeniz havzasından Japonya’ya kadar yabani olarak ye­tişen ve değişik formları ile kültüre alınmış olan, canlı kırmı­zı çiçekli, küçük bir ağaçtır. Memleketimizde başlıca Batı Anadolu’da yetiştirilir. Meyva portakal büyüklüğünde, çok to­humlu bir meyvedir. Meyvanın yenen kısmı tohumların etli ve bol usareli kısmıdır.

İÇİNDE BULUNAN BELLİ BAŞLI MADDELER:

Su, azotlu maddeler, yağlı maddeler, azotfu maddeler, sellüloz, ve tanen bulunur.

Özellikleri :

Zayıflıkta, Tenya düşürmek için ve dizanterilerde çok kul­lanılır.

Nar

Nar

Nar Meyvesi

Nar Meyvesi

16 Aralık 2008
Okunma
bosluk

Ahududu – Ağaç Çileği

Ahududu – Ağaç Çileği

AĞAÇ ÇİLEĞİ – AHUDUDU

Ahududu - Ağaç Çileği

Ahududu - Ağaç Çileği

Su, azotlu maddeler, yağlı maddeler, şeker, sellüloz, ma­lik sitrik ve salisilik asidleri ve C vitamini bulunur.

Faydaları:

Kuvvet verir ve hazmı kolaylaştırır, iştahı açar, vücuttan toksinleri atar, idrar söktürür, yumuşaklık verir, terleticidir. Serinlik verir ve skprpit hastalığına çok iyi gelir:

KULLANILDIĞI HASTALIKLAR:

Ahududu

Ahududu

Zayıflıkta, hazımsızlık, mide ve bağırsak bozukluklarında, romatizmalarda, kabızlıkta, terleme petersizliğinde, ateşli has­talıklarda kullanılır.

NASIL KULLANILIR :

Az besleyici olduğundan şeker hastaları, romatizmalılar, hazım güçlüğüne uğrayanlar, kiraz, ayı üzümü ve frenküzümü gibi bolca yiyebilir. Ahududu usaresi ile Frenküzümü usuresi karışığı ateşli hastalıklarda, kızıl, kızamık, idrar yolları iltihap­larında, safra yolları iltihaplarında ve mide bağırsak bozuk­luklarında çok kullanılır ve serinleticidir.

16 Aralık 2008
Okunma
bosluk
  • Sayfa 2 ile 2
  • <
  • 1
  • 2
bitkisel tedavi, bitkilerle tedavi Son Yaz?lar FriendFeed
reklam
reklam
reklam
REKLAM ALANI İÇİN 0537 817 42 42