Öksürüğe karşı, 2 ölçü kekik, 1 ölçü sinirli ot, 1 ölçü ezilmiş anason iyice karıştırılır. Bir tatlı kaşığı bitki “Kekik Çayı Nasıl Hazırlanır?” başlığı altında belirtildiği şekilde demlenir ve balla tatlandırılarak, küçük yudumlarla içilir.
Aynı tentür işlemi gibidir, konyak yerine, sızma zeytinyağı kullanılır. Bir şişenin içine doldurulan çiçeklerin üstüne sızma zeytin yağı eklenerek, 10 gün güneşte bekletilir ve kullanılacak kadarı süzülür.
Öğlen güneşinde toplanıp kurutulmuş çiçekli kekik dalları, ince kıyılarak keten bezinden yapılmış bir yastığa doldurulur ve ağzı dikilir. Yatmadan önce sıcak, kuru hava ile (Örnek : Kaloriferin üzerinde veya saç kurutma makinesi kullanılabilir) ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur.
Öğlen güneşinde toplanmış ve ince kıyılmış çiçekli kekik dalları, gevşekçe, bir şişenin ağzına kadar doldurulur, üstüne konyak veya 35-40 derecelik etil alkol, bitkilerin üstüne çıkana kadar eklenir. 14 gün boyunca, arada bir çalkalanarak, güneşli ve sıcak bir ortamda bekletilir, sonra tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli şişelerde, serin bir ortamda saklanmalıdır.
70-100 gr kurutulmuş kekik bir tülbentin içine gevşekçe bağlanarak 2-3 litre soğuk suya eklenir. Kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra (kaynatılmaz), üstü kapalı olarak 15 dakika demlendirilir. Tülbentteki posa iyice sıkıldıktan sonra sıcak banyo suyuna (Küvet) eklenir. Banyo suyu sıcaklığı 37-38 derece arasında olmalıdır ve banyo süresi 15-20 dakikayı aşmamalıdır. Bu süre boyunca küvet içerisinde oturularak yapılan banyodan sonra üşütülmemeli ve bir bornoza sarılınarak yatakta bir süre dinlenilmelidir.
Yarım veya bir tatlı kaşığı kurutulup, ince kıyılmış kekik, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapatılarak 8-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Kekik çayı günde 2-3 bardak yeni demlenmiş olarak, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan ve yudumlanarak içilir.
Kekik çayı, bedenin değerli organlarını temizler. Sabahları kahve veya çay yerine bir bardak kekik çayı içen, etkisini kısa sürede fark edecektir: Zeka keskinliği, midede rahatlık, sabah öksürüğüne tutulmamak ve genel bir rahatlık. Kekik, papatya ve civanperçemi, güneşli havada toplanıp, bir kuru bitki yastığı hazırlanır. Bu yastığı uygularken, bir yandan da aynı bitkilerin karışımından hazırlanmış çay içildiğinde, sinirsel yüz ağrıları iyileşebilir. Eğer aynı zamanda kramp da varsa, kurutulmuş kurtpençesi yastığı uygulamak gerekir. Kekik, çiçeklenme zamanı olan Haziran – Ağustos arasında toplanır ve öğlen sıcağında toplananları en etkili olanlarıdır. Kekik yağı, kötürümlükte, kalp krizlerinde, organ sertleşmesinde (skleroz ), kas erimesinde, romatizmada ve burkulmalarda kullanılabilir. Mide ve dölyatağı kramplarında bitkinin içten ve dıştan kullanılması önerilir. Günde 2 bardak kekik çayı içilmelidir. Dıştan kullanıldığında, bitkilerin sap ve çiçeklerinden hazırlanmış bir kuru bitki yastığı uygulanmalıdır. Yatmadan önce bu yastık sıcak hava ile ısıtılır (kaloriferin üzerine koyarak veya saç kurutma makinesi kullanılabilir) ve midenin veya dölyatağının (rahim) üstüne koyulur. Tümörlerde, eziklerde ve eskimiş romatizmalarda da bu yastık önerilir. Solunum yolları hastalıklarında, kekik, sinirli ot ile birlikte çok eski zamanlardan beri kullanılmakta olan etkili bir yöntemdir. Balgamlı bronşitlerde, bronşiyal astımda ve hatta boğmacada, kekik ile sinirli ot karışımını, çayı, limon ve nöbet şekeri ile karıştırılarak, günde 4-5 bardak içilebilir. Zatüre tehlikesine karşı bu çay saatte 1 yudum içildiğinde etkisini gösterecektir. Kekik’in, alkol bağımlılığına karşı kullanılabileceğini de unutmamak gerekir. Bir avuç dolusu bitki, 1 litre kaynar suda haşlanır ve demlenmesi için 2 dakika beklenir. Çay termosa koyulur ve hastaya 15 dakikada 1 yemek kaşığı içirilir. Sonra mide bulanması, kusma, dışkı ve idrar çıkarma, terleme, yemek ve içmek için duyulan büyük iştah izler. Bu uygulama doğal olarak bir kerede kalmamalı ve gerektiğince yinelenmelidir. Kekik, sara krizlerine karşı da önerilebilir. Günde 2 bardak içilen bitki çayı yalnızca krizler arasında değil, yıl boyunca, 10 günlük aralarla 2-3 haftalık kürler halinde uygulanmalıdır.
Dikkat : Kekik Çayı, içerisindeki en etkili madde olan eterli uçucu yağın (Thymol) yitirilmemesi için hiçbir zaman kaynatılmaz! Hamilelerin (Düşükleri kolaylaştırır ve bebeğin rahimden çıkmasını çabuklaştırır.) kullanmaması tavsiye edilir. Önerilen dozlar aşılmadığında, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Fakat kekik yağının içten kullanımında aşırılığa kaçılması, tiroid bezinin işlevini arttırabilir. Bu nedenle guatr hastalarının kekik yağını kullanmaması tavsiye edilmektedir. Kekik çayı içimi ise böyle bir duruma yol açmaz.
Kekik (Thymus serpyllum, Thymus vulgaris), çimenlik tarla kıyılarında, orman kıyılarında, ve çayırlardaki karınca yuvalarının üstünde yer almaktan hoşlanır. Güneş ve sıcak istediği için, toprak sıcaklığının fazla olduğu kayalık ve dağlık bölgelere çoğalır. Güneşli öğlen sıcaklarında menekşe renkli çiçeklerinden yayılan güzel koku, arıları ve böcekleri kendisine çeker. Ülkemizde kekik adı altında Origanum (Mercanköşk türleri) türlerinden elde edilen drogun satışı yapılmaktadır. Eterli uçucu yağ; Thymol (%50 civarında), Carvacrol, Borneol, Cymol, Pimen, Tanen ve flavonlar içerir. Öncelikle baharat olarak kullanılır. Yağlı ve ağır yemeklerin tadını zenginleştirir, sindirimi kolaylaştırır. Şifalı bitki olarak kekik; öncelikle kramp çözücü, dezenfekte edici ve balgam söktürücü olarak kullanılır. Akciğer ve bronşlar, mide ve bağırsaklar, kekiğin başlıca kullanım alanlarıdır. Bitkinin önemli etken maddesi olan eterli uçucu yağlar kana karışıp, bronşiyal kasları etkileyerek, krampları çözebilir. Aynı zamanda o bölgelerde bakteri oluşumunu önler. Öksürük ve üst solunum yolları iltihabında çay içimi ve gargara biçiminde kullanılabilir. Kekik iştah açar ve sindirim sistemini uyarır. Sindirim sisteminde görülen ekşimeler ve kramplı ağrılar bir bardak kekik çayı ile geçiştirilebilir, kötü kokulu ve yumuşak dışkı normalleşir. Boğmaca ve öksürük, sinir sistemi zafiyeti, romatizma ve bağırsak hastalıklarına karşı, çay içiminin yanı sıra, kekik banyoları da çok yararlıdır. Güçsüz, zayıf ve solgun çocuklara da kekik banyosu yaptırılabilir. Kekik çayı ile ayrıca adet kanamaları dengelenebilir, adet zamanlarındaki kramplı ağrılar geçiştirilebilir, ergenlik sivilceleri iyileştirilebilir. kekik çayı içimi ve kekikle karıştırılmış bal yenmesiyle organizma güçlendirilebilir ve dengeye kavuşturulabilir. Kekik tentürü friksiyonları ile (ovarak sürme) romatizmal ağrılar, sinirsel rahatsızlıklar ve organ titreklikleri tedavi edilebilir. Sıcak kekik yastıkları ağrılı bölgenin üstüne konularak büyük rahatlıklar sağlanabilir. Bu küçük bitki yastıklarını herkes hazırlayabilir. Kekik, öksürük ve mide rahatsızlıklarına karşı başka bitkilerle karıştırılarak daha da başarılı biçimde kullanılabilir.
Türkiye’de yoğun olarak yetişen kekik çeşitlerinin, antioksidan, antikanserojen, antidiyabetik ve antikolestremik özelliği olduğu bildirildi.
Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Osman Sağdıç, kekik üretimi açısından dünyada önemli bir konumda bulunan Türkiye’de, Origanum, Thymus, Thymbra, Saturaje, Sideritis ve Salvia cinsi kekiklerin yoğun olarak yetiştiğini, bu kekik çeşitlerinin sağlığa çok faydalı olduğunu söyledi.
Dünyada kekik çeşitleriyle ilgili birçok araştırma yapıldığını, bu araştırmalar sonucunda bu bitkilerin mikrop öldürücü özellikte olduğu ve yoğun şekilde fenolik madde içerdiğinin saptandığını belirten Sağdıç, kekiğin sağlığa faydalarını şöyle özetledi:
“Kekik, içerdiği maddelerle hücrelerden salgılanan serbest radikalleri bağlayarak sağlık açısından birçok fayda oluşturmaktadır. Kekik, içeriğindeki maddelerle vücutta hücre koruma sistemlerini geliştirmesiyle antioksidan, kanser oluşumunu engellemesiyle antikanserojen, diyabet hastalığını engellemesiyle antidiyabetik ve vücuttaki kolestrol oranını ayarlamasıyla antikolestremik özellikler taşımaktadır. Bu özellikleri ile kekik, yaşlılığı geciktirmekte, tümör oluşumunu engellemekte, şeker hastalığına iyi gelmekte ve gıdaların bozulmasını doğal yollarla engellemektedir.”
Arı poleni faydaları açısından öncelikle güçlü bir besin olma özelliği ile karşımıza çıkar. Arı poleni 96 çeşitten daha fazla besini kapsar ve bu besinlerin her biri, insan yaşamını desteklemek için gereklidir.
Arı poleninin %40’ı proteinden oluşur ve yaklaşık olarak tamamı herhangi bir bozulmaya uğramadan ya vücudumuz ya da metabolizma tarafından kullanılabilir durumdadır.
Arı ürünleri olarak bilinen propolis bal polen arı sütü arı zehiri gibi ürünlerle hastalıkların iyileştirilmesi yönündeki çalışmalar apiterapi olarak bilinmektedir. Arı ürünleri tedavisi anlamına gelen apiterapi ile hastalılıkların iyileştirilmesi ve sağlığın korunması amaçlanır.
Özellikle japonya gibi uzakdoğu ülkeleri başta olma üzere bugün bir çok ülkede apiterapi hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Son yıllarda hastalıkları arı ürünleri ile tedavi eden apiterapi merkezleri hızla artmaya başlamıştır.
Arı poleni faydaları açısından bin yılı aşkın bir süreden beri bilinmektedir. Çinlilerin geleneksel bitkisel ilaçlarının temeli olan arı poleni, son yıllarda da batılı hekimler arasında büyük çapta saygı duyulan bir öğreti olmuştur.
Arı poleni 22 çeşit amino asit, C vitamini, B-kompleks ve folik asit, doymamış yağ asitleri, enzimler ve karotinle, günümüze kadar hemen hemen hepsi keşfedilmiş olan ana anti oksidanları içerir. Arı poleni zaman zaman “en mükemmel besin” olarak da anılır.
Bunlara ilaveten, arı poleninin, kendi başına bir varlık gösteremeyen, fakat sağlıklı kalmak için ihtiyaç duyulan ve çok gerekli olan bir miktar eser elementlerle vücudumuza sağladığı faydalar da vardır. Bu belli başlı elementler ise demir, çinko, manganez, bakır, kalsiyum, magnezyum, potasyum gibi sağlığa faydası ispatlanmış olan tüm minerallerdir.
Bilim adamları boş yere sentetik arı polenini üretmeye çalıştılar. Her ne kadar sentetik arı poleni görünüşte doğal arı polenine benzemekteyse de, bilim adamlarının bunu işçi arılara aşılayarak denemeler yapmaları sonucunda, arılar bir hafta gibi bir sürede ölmüşlerdir.
Günde alınacak 35 gr. Arı poleninin insan vücudunun yaşam savasında gerek duyduğu tüm besinleri içerdiği çoğu hekim ve besin uzmanları tarafından kabul edilip önerilmektedir. Çünkü arı poleni vücudun gerek duyduğu bütün bilinen besinleri içermektedir. İdeal beslenme şartlarından uzak kaldığınızda vücudunuzda oluşacak çatlakları doldurmak amacıyla tavsiye edilebilecek en iyi sağlık ürünü arı poleni olacaktır. Aslında, arı poleni ürünleri, açlığa maruz kalmış bölgelerde yaşayan insanlara beslenmelerinde destek olmak üzere sık sık kullanılan bir üründür.
Bu kadar apaçık sonuçların yanı sıra, arı poleninin sağlık üzerinde kendine has etkileri vardır.
· Arı poleninin bağışıklık sisteminize yararları vardır. Arı poleninde proteinler, mono ve doymamış yağlar, B, C, D, E vitaminleri, beta karoten, kalsiyum, magnezyum, selenyum, nükleik asit, lektin, sistein maddeleri bulunmakta olup bunların hepsinin bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirdiği ispatlanmıştır.
· Arı poleni alerjilere karşı dirençli olmamızda yardımcıdır. Çünkü arı poleninin içinde saman nezlesini tetikleyebilen eser maddelerden bulunmaktadır ve bazı alerji uzmanları arı polenini yöresel bitki alerjisine duyarlılığın azalmasına yardımcı olması için önerirler.
· Arı poleni stresle mücadelede size yardımcı olur. Amino asitlerin tamamını, gerekli yağ asitlerini ve ruh halini düzene sokacak vitaminleri içerir. Arı poleni ürünlerini almanız ise yaşantınızda karşılaştığınız streslerle savaşmanıza yardımcı olacaktır.
· Atletler yüzyıllardan beri enerjilerini ve dirençlerini arttırmak için arı polenini kullanmaktadırlar. Bu konuyla ilgili araştırmalar halen sürdürülmekteyse de, arı poleni ürünlerinin kullanımının uzun süreli etkilerinin, atletlere büyük çapta faydalı olacağı mantıklı bir anlam taşımaktadır. Arı poleninin sağladığı besin yelpazesi düşünüldüğünde, uzun süreli arı poleni ürünlerinin kullanımı vücutlarındaki gerekli besinleri düzenli bir konu için harcayan atletlere ne kadar faydalı olacağı anlam kazanmaktadır.
· Polen iştah açıcı özelliği sebebiyle zayıflık sorununda kullanilabilir.
· Arı poleni kansızlık sorununun giderilmesinde yardımcıdır.
· Güçlü besleyici özelliği sebebiyle hastalıktan kalkanları en kısa zamanda eski gücüne ve enerjisine kavuşturur.
Arı zehirine karşı hassasiyeti ve alerjisi olanların arı poleninden kaçınması gerekir. Arı zehirine karşı alerjisi olanlara verdiği kötü sonuçlardan başka bazı yan etkileri de vardır.
Arı poleninin inanılmaz potansiyeli ve düşük risk taşıyan yan etkileri yüzünden size günlük beslenmenizi destekleyici arı poleni ürünlerini tavsiye ediyoruz. Bu arada bir küçük problemimiz var: arı poleni büyük ölçüde hazmı zor (kabuk)lardan oluşur. Arı poleninin faydalarından yeteri kadar yararlanabilmek için muazzam miktarda yemeniz gerekir. Toplam birimin sadece yaklaşık %5’i vücudunuza biyoyararlanım sağlar.
Polenin faydalarından yüksek düzeyde yararlanabilmek için uygun koşullarda elde edilmiş olması gerekir. Çeşit bakımından çok zengin çiçekli bitki ortamında elde edilmiş olan polen şifalı olma özelliğini taşır. Arı ürünlerini kullanırken bu açıdan dikkatli olmak gerekir. Bal, polen gibi arı ürünlerinin elde edilmesi zahmetli bir iştir. Ancak çok kısa bir sürede bol miktarda üretilen ve besin değeri açısından önemi olmayan ballar gibi yine bu şekilde üretilen polenlerde doğal tedavi açısından bir anlam taşımaz. Polenin arısütünün ya da balın faydaları öncelikle onların nasıl ve hangi ortamlarda üretildiği ile ilgildir. Bu yüzden polen ya da arı sütü bal polen karışımı gibi arı ürünleri kullanırken aldığınız ürünün güvenilirliğinden ve kalitesinden emin olmalısınız.
Genel Olarak Arı Poleninin Faydalarını Şöyle Toparlayalım
Ağrı ve sancıların giderir,
Ameliyat yaralarını erken kapatır
Ağız yaralarını iyileştirir,
Akciğer hastalıklarını iyileştirir,
Bağışıklık sistemini düzenler
Bademcik iltihabını yok eder,
Bağırsak düzensizliklerini ve iltihabını giderir,
Büyüme ve gelişmeyi son derece etkile,
Beyin hastalıklarının iyileştirir,Felç ve sinir hastalıklarını giderir,
Cilt bozukluğunu, lekelerini giderir,
Cinsel gücü artırır,
Damar sertliğini,damar tıkanıklığını yok eder,
Dengesiz beslenme sorunlarını giderir,
Düşünme yeteneğini arttırır,
Erken teşhiste kanser hastalıklarında tedavi edicidir,
Gözleri güçlendirir,
Gelişimi hızlandırır,
Halsizliği giderir,
Hazmı kolaylaştırır,
Hafızayı güçlendirir,
İshali keser,
İştah açar,
Kabızlığı Giderir,
Kalp damar hastalıklarını tedavi eder ,
Kalp çarpıntısını giderir,
Kanı temizler,
Kasları güçlendirir
Kemikleri kuvvetlendirir,
Kilo yapmaz,
Kısırlığı giderir,
Mide ülseri bağırsak hastalıklarında tedavi edicidir,
Metabolizmada bozulan dengeleri kurar ,
Nezle ve girip hastalığında tedavi edicidir,
Öksürüğü ,astım hastalığını tedavi eder,
Sinir sistemini rahatlatır,
Prostatı önler,
Sedef hastalığını tedavi eder,
Saç dökülmesini önler ,
Sarılık, hepatit B,C, hastalıklarında tedavi edicidir,
Seks gücünü artırır,
Sporcularda enerji artırır, doping etkisi yapar,
Vücudun halsizliğini giderir,
Yumurtalıları tedavi eder.